Anasayfa arrow Makaleler arrow Hidrojen Enerjisi

Giriş Formu

Giriş / Üye Ol
Hidrojen Enerjisi PDF Yazdır E-Posta
11 01 2008

 

21. yüzyilin enerji tasiyicisi olarak nitelendirilen hidrojen enerjisi hakkinda daha çok bilgi edinmek üzere bu çalisma yapilmistir. Hidrojenin depolanma ve tasinma teknolojileri incelenmis, hidrojen kullaniminda güvenlik ele alinmistir. Yakit olarak hidrojenin kullanilmasinin çevresel açidan yararlari ve atmosferdeki CO2 derisiminde olusacak azalmalar verilmistir. Ayrica, dünyadaki hidrojen enerjisi kullanimi ve çesitli ülkelerdeki hidrojen enerji programlari incelenmistir. Sonuçta çesitli tekniklerle depolanabilen, kolayca ve güvenli olarak her yere tasinabilen, sanayide, evlerde ve tasitlarda kullanilabilen ve kullanimi sonucu sadece su olusan hidrojen, önümüzdeki çagin enerji tasiyicisi olarak degerlendirilmektedir. Birincil enerji kaynaklarinin dönüstürülmesi ile elde edilen ikincil enerjilere, "enerji tasiyicisi" da denir. Hidrojen 21. yüzyila damgasini vuracak bir enerji tasiyicisidir. Kolayca ve güvenli olarak her yere tasinabilen, tasinmasinda çok az enerji kaybi olan, her yerde (sanayide, evlerde ve tasitlarda) kullanilabilen, tükenmez, temiz, kolaylikla isi, elektrik ve mekanik enerjiye dönüsebilen, karbon içermeyen, ekonomik ve hafif olan hidrojenin yalniz 21. yüzyilin degil, günes ömrü olarak kestirilen gelecek 5 milyar yilin da yakiti olacagi söylenebilir [1].

Hidrojen bir dogal yakit olmayip, birincil enerji kaynaklarindan yararlanilarak su, fosil yakitlar ve biyokütle gibi degisik hammaddelerden üretilebilen sentetik bir yakittir. Üretilmesi asamasinda buhar iyilestirme, atik gazlarin saflastirilmasi, elektroliz, fotosüreçler, termokimyasal süreçler, radyoliz gibi alternatif birçok hidrojen üretim teknolojileri mevcuttur (Bkz. Sekil 1) [2]. Üretilen hidrojen boru hatlari veya tankerler ile büyük mesafelere tasinabilir (birçok durumda elektrikten daha ekonomik ve verimlidir) [3,4].
 
Hidrojen diger yakitlara göre pahali olmasina ragmen uzun dönemde teknolojik ilerlemelerle enerji kullaniminda önemli rol oynayacaktir. Pazarin bölgesine ve boyutuna bagli olarak hidrojenin kg basina maliyeti 2,35-7$ arasindadir. Ancak bu maliyet göreceli olup, hidrojen çagina adim atilmakla hizli düsüsü beklenmektedir. Çevresel zararlar ve yüksek kullanma verimi dikkate alindiginda solar hidrojen enerji sistemleri en düsük etkin maliyete sahiptir.
Renksiz, kokusuz bir gaz olan hidrojen 2,016 moleküler agirligi ile en hafif elementtir. Yogunlugu havanin yogunlugundan 14 kat küçüktür (standart sicaklik ve basinçta 0,08376 kg/m3'tür). Hidrojen 20,3 K'in (atmosferik basinçta) altindaki sicakliklarda sivi seklindedir. Hidrojen birim kütle basina en yüksek enerji yogunluguna sahiptir (Isil degeri 141,9 MJ/kg'dir ve gazolinin isil degerinden 3 kat fazladir) [5].


 HIDROJENIN DEPOLANMASI


Hidrojen dagitim sisteminde depolanmasi gaz veya sivi sekilde olabilir. Gaz hidrojen depolanmasi genellikle dogal gazin tükendigi yer alti magaralarinda yapilmaktadir. Hidrojenin diger gazlara göre sizma özelligi daha çok olmasina karsin bu teknik ile depolamada sizinti problem olusturmamaktadir. Bu teknik ile depolamaya örnek sehir gazinin (hidrojen içeren karisim) magarada basari ile depolandigi Fransa verilebilir. Ayrica, hidrojenden daha fazla sizma egilimli olan helyum gazi Teksas, Amarillo yakininda tükenmis dogal gaz magarasinda depolanmaktadir. Bu teknikte gazin magara içerisine ve sonra da magaradan disariya pompalanmasi için kullanilan enerji önem tasimaktadir. Bu tip depolama alternatif yüksek basinçli tanklarda depolamadir [2].

Hidrojenin sivi olarak depolanmasinda, sivi hidrojen tasinim tanklarina benzer tanklar kullanilir. Örnegin Kennedy uzay Merkezinde firlatma alaninin yaninda 3217m3 hacminde küre kullanilir ve bu tanktan uzay mekigine 38m3/dk hiza kadar aktarim olabilmektedir. Sivilastirma tesislerinde ise depolama genellikle 1514m3 hacminde vakum-izole küresel tankta yapilir [2].


Son Kullanimda Hidrojenin Depolanmasi

Araçlarda hidrojen kullaniminda baslica engel hidrojenin depolanmasidir. Hidrojen gaz formunda oda sicakligi ve basincinda ayni esdeger enerji miktarina sahip bir gazdan 3000 kat daha fazla yer kaplar. Bu nedenle de hidrojenin araçta kullanimi için sikistirma, sivilastirma veya diger teknikler gereklidir. Dört ana teknik mevcuttur. Bunlar sikistirilmis gaz, karyojenik sivi, metal hidrit ve karbon adsorpsiyonudur. Kisa dönemde en uygulanabilir olanlari ilk ikisidir. Metal hidrit yöntemi gelismis bir yöntem olsa da rekabet edebilir olmasi için daha fazla arastirma gereklidir. Karbon adsorpsiyonu ise henüz olgunlasmis bir teknik degildir, ancak arastirma-gelistirme çalismalarinin sonunda hedefler gerçeklestirilirse uygulanabilir yöntem olarak görülmektedir. Hidrojenin son kullanimda depolama teknikleri her bir uygulama için farklidir [2].
Sikistirilmis Gaz Olarak Hidrojenin Depolanmasi: Bu depolama oda sicakliginda yüksek basinca dayanikli tankta yapilmaktadir. Sikistirilmis gaz depolamada tankin agirligina dolayisiyla tankin tipine bagli olarak agirlikça %1-7 hidrojen depolanmaktadir. Daha hafif, dayanikli ve agirlikça daha fazla hidrojen depolayabilen tanklar daha pahalidir. Doldurma istasyonunda hidrojen gazinin sikistirilmasi için yakitin enerji içeriginin %20'si kadari harcanir [2].

Karyojenik (Dondurulmus) Sivi Depolama: Bu teknikte hidrojen atmosfer basincinda, 20 K'de oldukça iyi izole edilmis tankta depolanmaktadir. Hidrojen sivi sekilde oldugu için, esdeger agirliktaki gazolinden 3 kat fazla enerji içerir ve esdeger enerji içerdigi durumda da 2,7 kat fazla hacim gerektirir. Bu teknik tank ve izolasyon dahil agirlikça %16 hidrojen depolar. Ayrica, sivilastirma yakitin enerji içeriginin %40'i kadarini gerektirir. Diger bir dezavantaj izolasyona ragmen tanka isinin sizmasidir. Bu sizma sonucunda hidrojen kaynar. Ancak basinçli tank kullanilarak bu problem çözülebilir ama bu da agirligi ve boyutu artirir [2].

Metal Hidrit Sistemi Ile Depolama: Bu teknikte hidrojen granüler metallerin atomlari arasindaki bosluga depolanir. Bu amaçla çesitli metaller kullanilmaktadir. Kullanim sirasinda da isitma ile hidrojen salinir [3]. Metal hidrit sistemleri güvenilir ve az yer kaplar, ancak agirdir ve pahalidir. Arastirma asamasinda olan uygulamalarda agirlikça %7 hidrojen depolanabilmektedir. Sikistirilmis gaz veya karyojenik sivi depolamanin aksine metal hidrit yeniden doldurulmada çok az enerji gerektirir. Ancak yakitin disariya salinimi için enerji harcanir. Düsük sicaklikta metal hidrit depolanmasinda bu enerji yakit hücresinin veya motorun atik isisindan saglanabilir. Yüksek sicaklik metal hidrit depolamasi daha ucuz olmasina ragmen, aracin enerji tüketiminin yarisi metalden hidrojeni açiga çikarmak için harcanir [2].Tepkimeler

Absorpsiyon :M+xH2       Ü    MH2x+isi         (1)
Desorpsiyon: MH2x+isi    Ü   M+xH2             (2)
seklindedir. Burada M, metal, element veya metal alasimi temsil etmektedir [3].

Karbon Adsorpsiyon Teknigi: Bu teknik hidrojeni basinç altinda oldukça gözenekli süperaktif grafit yüzeyine depolar. Bazi uygulamalarda soguk ortam bazilarinda oda sicakligi gereklidir. Mevcut sistem agirlikça %4 hidrojen depolar. Bu verimin %8'e çikmasi beklenmektedir. Bu teknik sikistirilmis gaz depolamaya benzer, ancak burada basinçlandirilmis tank, grafit ile doldurulur. Grafitler ek agirlik getirmesine ragmen ayni basinçta ve tank boyutunda daha fazla hidrojen depolanabilmektedir [2].

Cam Mikrokürelerde Depolama: Küçük, içi bos, çaplari 25 ile 500 mm arasinda degisen ve duvar kalinliklari ~1mm olan cam küreler kullanilir. Bu mikroküreler 200-400oC'de hidrojen gazi ile doldurulur. Yüksek sicaklikta cam duvarlar geçirgenlesir ve gaz kürelerin içine dolar. Cam oda sicakligina sogutuldugunda, hidrojen kürelerin içine hapsolur. Kullanilacagi zaman kürelerin isitilmasi ile hidrojen tekrar açiga çikar [2].

Yerinde Kismi oksidasyon: Gazolin veya dizel gibi geleneksel yakit kullanilan kismi oksidasyon süreci dogrudan %30 hidrojen gazi ve %20 karbonmonoksit verir. Daha sonra karbonmonoksit su buhari ile tepkimeye girerek yakit hücresinde kullanima hazir hidrojen ve karbondioksit gazi olusturur [2].

Diger Teknikler: Arastirilan diger teknikler gelisme asamasindadir. Toz demir ve suyun kullanildigi bir teknikte yüksek sicaklikta pas ve hidrojen üretilmektedir. Metal hidrit teknigine benzer sekilde metal yerine sivi hidrokarbon veya diger kimyasallarin kullanildigi teknikte mevcuttur [2].


HIDROJEN KULLANIMINDA GÜVENLIK


Hidrojen diger yakitlardan farkli güvenlik donanimi ve prosedürü gerektirse de onlardan daha fazla tehlikeli degildir. Dünyada hidrojen zaten petrol ve kimya endüstrisinde veya baska yerlerde güvenle kullanilmaktadir. Hidrojen güvenlik siralamasinda propan ve metanin (dogal gaz) arasindadir [2].

Hidrojenin fiziksel özelliklerinden dolayi güvenlik karakteri diger yakitlardan oldukça farklidir. Hidrojen düsük yogunluklu oldugundan bir kaçak aninda yer seviyesinde birikinti halinde kalmayarak atmosferde yükselir ve dagilir. Bu durumda iyi havalandirma uygulanarak güvenlik artirilabilir. Düsük yogunluklu olmasi demek ayni zamanda belirli bir hacimde patlayan diger yakitlardan daha az enerji verecek demektir [2]. Ayrica hidrojen diger yakitlardan daha hizli yayilir, böylece tehlike seviyesi de azalmis olur. Hidrojen gazolin, propan veya dogal gazdan daha hafiftir [5].

Gazolin veya dogal gaz ile karsilastirildiginda hidrojenin patlama yapmasi için havada daha yüksek derisimde bulunmasi gerekir [2]. Patlama için yakit/hava orani hidrojen için %13-18'dir ve bu oran dogal gazin sahip oldugu orandan 2 kat, gazolinin sahip oldugundan 12 kat büyüktür. Yakitlar içerisinde hidrojen birim depolanan enerji basina en düsük patlama enerjisine sahiptir. Belirli bir hacimdeki hidrojen ayni hacimdeki gazolin buharindan 22 kat daha az patlama enerjisine sahiptir [5].

Hidrojenin yanmasi için havada hacimce %4-%75 arasinda olmasi gerekir. Bu aralik diger yakitlarda düsüktür. Örnegin dogal gaz için %5,3-15, propan için %2,1-10 ve gazolin için %1-7,8'dir. Herhangi bir kaçak aninda hidrojenin en düsük tutusma siniri gazolininkinden 4 kat, propaninkinden 1,9 kat ve dogal gazinkinden de çok az büyüktür [4,5]. Böylece hidrojenin genis bir derisim araliginda düsük tutusma sicakligi ve tutusturuculugu özellikle garaj gibi kapali mekanlarda yangin tehlikesini azaltir. Hidrojen temiz ve kokusuz oldugu için sizintisi gazolin veya diger yakitlara göre daha az fark edilecektir. Hatta yanan hidrojenin alevi görülmez. Ancak sizinti belirleme teknikleri vardir ve öncelikle de arastirilmaktadir. Ayrica dogal gaza uygulandigi gibi kokulu bir maddenin veya renklendiricinin veya her ikisinin hidrojene eklenmesi yapilabilir. Ancak yapilacak herhangi bir ekleme saf hidrojenin çevresel açidan temizligini bozar [2].


HIDROJEN ENERJISININ ÇEVRESEL YÖNÜ


Hidrojen kullanimi çok temiz bir yakittir. Hidrojenin yanmasi veya yakit hücresinde tüketilmesi sonucu son ürün olarak sadece su üretilir. Yanma yüksek sicaklikta olursa havadaki azot ve oksijenden NOx olusabilir. Ancak bu sorun diger yakitlarla aynidir ve kontrol edilebilir. Diger yakitlarin aksine hidrojen elementlerden üretilen kirletici içermez. Bu nedenle de SO2, CO, CO2, uçucu organik kimyasallar olusmaz [2]. Tablo 1'de farkli enerji sistemlerinden üretilen kirleticilerin miktarlari görülmektedir.

Hidrojenin fosil yakit kullanarak buhar iyilestirme ile üretilirse olusacak karbondioksit miktari fosil yakit direkt yakildiginda olusacak emisyon miktarindan yüksektir. Ayrica buhar iyilestirmede kükürt gibi fosil yakitin içerdigi safsizliklarda kirletici emisyona neden olmaktadir. Elektroliz yöntemi kullanildiginda ise elektroliz isleminin sürebilmesi için gerekli elektrigin ne sekilde temin edildigi önem tasimaktadir. Hidrojenin biyokütleden, solar enerjiden veya diger yenilenebilir kaynaklardan üretimi emisyon miktarini azaltir [2].

Uçaklarda hidrojenin kullanimi sonucunda olusacak su buhari emisyonu tehlikeli olabilir. Ortalama yükseklik ve enleme bagli olarak buz bulutlari olusur ve bu bulutlarda sera etkisine ve ozon tüketimine neden olurlar. NOx olusumu ise alev sicakligina ve zamana baglidir. Hidrojen genis bir aralikta alev alma sicakligina sahip oldugundan NOx emisyonu motor tasarimlari degistirilerek azaltilabilir.

Dünyada deniz ve nehirlerden su buharlasmasi yilda yaklasik 5.1014m3'tür. Eger günümüzde insanligin toplam enerji tüketimi olan 11TW hidrojen ile saglanirsa yillik su buharlasmasi yaklasik 2.5.1010m3 olur. Bu deger dogal buharlasmanin 1/20 000'idir [8].
Hava kirliliginin insan sagligi üzerindeki etkileri düsünüldügünde, fosil yakit yerine hidrojen kullanilmasi ile fiziksel saglik sartlarinda da iyilesmeler olacaktir. Enerji üretimi sirasinda CO2 emisyonunun azalmasi veya atmosferdeki CO2 derisiminin düsürülmesi saglanabilir. Atmosferdeki CO2 derisiminin düsürülmesi teknik ve ekonomik olarak solar fotosentez ile saglanabilir. Sekil 2'de günümüzde ve 2030 yilinda elektrik motorlu ve hidrojen motorlu araçlarin spesifik CO2 emisyonlari gösterilmektedir. Atmosferde CO2 derisimi 2050 yilinda 520 ppm'e ulasacaktir. Ancak hidrojen kullanilirsa bu senaryo degisebilecektir. Ancak Sekil 3'ten de görülecegi gibi solar hidrojene geçis 25 yil gecikirse karbon dioksit 2070 yilinda yaklasik 620ppm'e kadar yükselir. Eger hidrojene geçis 2050 yilinda olursa bu geçisin hiç pozitif etkisi olmaz [8]


HIDROJEN ENERJISININ DÜNYADAKI DURUMU


Dünyada çesitli ülkelerde hidrojen enerji arastirmalari yapilmaktadir. Brezilya ve Güney Amerika'da en büyük hidrogüç tesisi Haipu'dur. Burada elektrolitik hidrojen üretilir. Üretilen hidrojen gazdir. Japonya'da WE-NET (World Energy Network)projesi ile Tokyo metropolitan bölgesinde hidrojen kullanimi ile olusacak azot oksit emisyonundaki azalma potansiyeli arastirilmaktadir [8,9]. WE-NET Programi Japonya'nin Uluslar arasi Ticaret ve Endüstri Bakanliginca desteklenmektedir. Bu programda Japonya hidrojen enerji sisteminde ilerleme saglamak üzere 2020 yilina kadar 4 milyar$ harcamayi planlamaktadir. Gelecekte de Pasifik denizinin ekvator bölgesinde yapay bir adada solar radyasyon kullanarak deniz suyundan elektrolizle hidrojen üretmeyi planlamaktadirlar.

Almanya da ise Neurenburg yakinlarinda mini bir hidrojen enerji sisteminin kuruldugu bir program yürütülmektedir. Solar-Wasserstoff-Bayern burada solar hidrojen tesisi, depolama sistemi ve hidrojen kullanma sistemleri kurmustur. Almanya ayrica Suudi Arabistan ile ortak yürüttügü Hysolar programi ile Suudi Arabistan'in Riyad yakininda solar hidrojen üretim tesisi kurulmasi planlanmaktadir [10]. Suudi Arabistan ayrica solar hidrojeni sürekli ihraç etmeyi planlamaktadir. Diger uluslararasi basarili program Avrupa ve Kanada arasindaki Euro-Quebec'tir [11]. Bu programda nispeten ucuz olan hidrogüçten üretilerek Kanada'dan Avrupa'ya ithal edilecek sivi hidrojenin deniz asiri tasinimi, depolanmasi ve kullanim alanlari arastirilmaktadir. Izlanda da ise hükümet, üniversiteler, tasima sirketleri, fabrikalar ve çok uluslu araba ve petrol sirketleri konsorsiyum olusturmus ve 2030 yilina kadar Izlanda'nin tamamen hidrojen ekonomisine geçmesini planlamislardir [12,13]. Bunlardan baska INTA solar hidrojen tesisi (Ispanya), SAPHYS küçük ölçekli fotovoltaik-hidrojen enerji sistemi(Italya, Almanya, Norveç) ve PHOEBUS pilot tesisi(Almanya) gibi birçok proje yürütülmektedir [14].
Son yillarda hidrojenin kara tasitlarinda kullanimina yönelik olarak hidrojen yakitini kullanan araçlar gösterime girmistir. Yolcu araçlarinda BMW (LH2), Renault (LH2) ve ZEVCO(CGH2); kamyonet tipi araçlarda Daimler-Benz (CGH2), Hamburg Hidrojen Dernegi (CGH2), PSA (CGH2) ve ZEVCO (CGH2) ve sehir otobüslerinde ise Ansaldo (LH2), Daimler-Benz (CGH2), Hidrojen sistemleri (LH2), MAN (LH2 ve CGH2), Neoplan (CGH2) firmalari hidrojen ile çalisan araçlarini gösterime sokmuslardir [8]. Bunlara ek olarak araçlarin %65'inin skoter (küçük motosiklet) oldugu Tayvan'da yakit hücreli skoter kullanimi desteklenmekte ve ZES (sifir emisyonlu skoter) Asya Pasifik Yakit Hücre Teknolojisi Ltd. ve Kwang-Yang Motor Co. isbirligi ile üretilmektedir [15].

Petrol sirketlerinin enerji ortami olarak hidrojene bakislari kusku dolu olsa da son yillarda bu bakis açisi degismektedir. Bu sirketlerden Londra'da Royal Dutch Shell, Shell Hidrojen adini verdikleri subelerine hidrojen konusunda arastirma yapmalari için 500M$ yatirim yapmistir. BP'de benzer bir girisimde bulunmustur [16].


SONUÇ


Bitkiler, su, kömür veya dogalgaz gibi kaynaklardan elde edilen hidrojen, enerji kaynagindan çok bir enerji tasiyicisi olarak düsünülmektedir. Hidrojen kolayca ve güvenli olarak her yere tasinabilen, tasinmasi sirasinda az enerji kaybi olan, sanayide, evlerde ve tasitlarda kullanilabilen bir yakittir. Bu kullanimlarda hidrojen baslica sikistirilmis gaz, karyojenik sivi, metal hidrit ve karbon adsorpsiyon gibi tekniklerle depolanabilmektedir. Hidrojen enerjisi alaninda çesitli ülkelerin isbirligi sonucu hidrojenin üretim, dagitim ve kullanim teknikleri üzerinde yogunlasilmis ve uluslararasi programlar baslatilmistir. Güvenlik siralamasinda propan ve metanin arasinda olan hidrojenin güvenlik karakteri diger yakitlardan oldukça farklidir. Ayrica hidrojen diger yakitlara göre pahalidir ancak hidrojen çagina adim atilmakla maliyetin hizla düsecegi beklenmektedir. Hidrojen kullanimi sonucunda sadece su olustugundan hidrojen (özellikle solar hidrojen) kullanimi ile çevresel ve iklimsel kalite iyilesecektir. Ancak bu iyilesmelerin olabilmesi için hidrojen kullanimina bir an önce geçilmesi gerekmektedir. Geçis ne kadar erken olursa uzun dönemde ekonomi ve çevre açisindan o kadar yararli olacaktir.

Ümran TEZCAN ÜN

KAYNAKÇA


  1.  Eral, M. (Koordinatör), Tübitak-TTGV Bilim-Teknoloji-Sanayi Tartismalari Platformu, Enerji Teknolojileri Politikasi Çalisma Grubu Raporu, Ankara, 1998.
  2.  Dincer, I., "Technical, Environmental and Exergetic Aspects of Hydrogen Energy Systems", International Journal of Hydrogen Energy 27, pp.265-285, 2002.
  3.  Barbir, F., "Review of Hydrogen Conversion Technologies", www.iahe.org, 2003.
  4.  Veziroglu, T.N., "Hydrogen Energy System:A Permanent Solution To Global Problems", www.iahe.org, 2003.
  5.  Barbir, F., "Safety Issues of Hydrogen in Vehicles", www.iahe.org, 2003.
  6. Gosselink, J.W., "Pathways to a More Sustainable Production of Energy:Sustainable Hydrogen-A Research Objective for Shell", International Journal of
       Hydrogen Energy 27, pp.1125-1129, 2002.
  7. Hidrojen Enerjisi, Youth for habitat-Türkiye Web Sayfasi,  www.youthforhab.org.tr, 2003
  8. Momirlan, M., Veziroglu, T.N., "Current Status of Hydrogen Energy", Renewable and Sustainable Energy Reviews 6, pp.141-179, 2002.
  9. Hijikata, T., "Research and Development of International Clean Energy Network Using Hydrogen Energy (WE-NET)", ", International Journal of Hydrogen Energy 27, pp.115-129, 2002.
10.  Abaoud, H., Steeb, H., "The German-Saudi HYSOLAR Program", International Journal of Hydrogen Energy, Volume 23, Issue 6, pp. 445-449, 1998.
11. Drolet, B., Gretz, J., Kluyskens, D., Sandmann, F., Wurster, R. "The Euro-Québec Hydro-Hydrogen Pilot Project [EQHHPP]: Demonstration Phase", International Journal of Hydrogen Energy, Volume 21, Issue 4, pp. 305-316, 1996.
12.  Goltsov, V.A., Veziroglu, T.N., "From Hydrogen to Hydrogen Civilization", International Journal of Hydrogen Energy 26, pp.909-915, 2001.
13.  Arnason, B., Sigfusson, T.I., "Iceland-a Future Hydrogen Economy", ", International Journal of Hydrogen Energy 25, pp.389-394, 2000.
14. Elam, C.C., Padro, C.E.G., Sandrock, G., Luzzi,A., Lindblad, P., Hagen, E.F., "Realizing, the Hydrogen Future:the International Energy Agency's Efforts to Advance Hydrogen Energy Technologies", ", International Journal of Hydrogen Energy 28, pp.601-607, 2003.
15. Tso, C., Chang, S.Y., "A Viable Niche Market--Fuel Cell Scooters in Taiwan", International Journal of Hydrogen Energy 28, Issue 7, pp.757-762, 2003.
16. Bockris, J.O'M., "The Origin of Ideas on a Hydrogen Economy and Its Solution to the Decay of the Environment", International Journal of Hydrogen Energy 27, pp.731-740, 2002.